Ana içeriğe atla
Terapi

Uygulamalı Psikoloji

Uygulamalı Psikoloji, psikoloji alanındaki kuram ve araştırma sonuçlarından elde edilen bilgilerin, psikoloji alanında kullanılan yöntemlerden faydalanarak uygulamaya dönüşmesini kapsayan anabilim dalıdır. Adli Psikoloji, Eğitim Psikolojisi, Endüstriyel Psikoloji, Sağlık Psikolojisi, Klinik Psikoloji ve Trafik Psikolojisi popüler Uygulamalı Psikoloji alanlarından birkaç tanesidir.

Adli Psikoloji suç ve suçlu psikolojisi üzerine yoğunlaşırken Eğitim Psikolojisi psikolojinin çeşitli alanlarından elde edilen gelişim ve öğrenme ile ilgili kuramsal bilgilerin bireyin eğitiminde nasıl kullanılacağını incelemektedir. Endüstriyel Psikoloji kurumların personel ve işe alım sürecini düzenlemektedir; bireylerin çalışma alanındaki iş doyumunu, üretkenliğini ve kurumsal uyumunu arttırmayı hedefleyerek insan davranışlarını çalışma ortamında incelemektedir. Sağlık Psikolojisi bireyin sağlık durumunu fiziksel, psikolojik ve sosyal açılardan ele alarak fiziksel sağlığı koruma, geliştirme ve iyileştirme süreçleri ile ilgilenir. Son olarak yeni tanınan ancak alanda aktif olarak çalışılan Trafik Psikolojisi insan faktörünü trafik bağlamında inceleyerek (yolcu ya da sürücü) trafik güvenliğini arttırmayı hedefler.

Klinik Psikoloji, psikoloji kuram, araştırma ve uygulamalarının keşişim noktası olmakla birlikte bireyler (çocuklar, ergenler ve yetişkinler) ve ailelerin ruhsal sağlığını koruyucu, iyileştirici ve arttırıcı faaliyetleri kapsayan temel bir disiplindir. Araştırma-temelli uygulama bakış açısını benimser ve psikolojik bozuklukların bütüncül şekilde nedenlerini anlamayı, gerektiğinde tanılamayı ve psikoterapi müdahaleleriyle tedavi edilmesini amaçlamaktadır. Araştırma-temelli uygulama bakış açısı çerçevesinde zihinsel, duygusal, davranışsal süreçleri ve psikopatolojinin etiyoloji ve görüngülerini incelemektedir. Bu doğrultuda, kuramsal klinik birikimin artmasını ve psikoterapi modellerinin iyileştirilmesini/geliştirilmesini hedeflemektedir. Klinik psikoloji disiplinini çerçeveleyen iki temel model bulunmaktadır: “Bilim İnsanı-Uygulamacı” (Scientist-Practitioner Model) ve “Uygulamacı-Araştırmacı” (Practitioner-Scholar Model). Buna göre, araştırmaya ağırlık veren “Bilim İnsanı-Uygulamacı” veya uygulamaya ağırlık veren “Uygulamacı-Araştırmacı” modelleri klinik psikoloji eğitimlerinin içeriğini belirlemektedir. Klinik psikologlar, ayrılık veya kayıpların ardından yaşanan yoğun üzüntü gibi yaşam krizlerinin veya depresyon, kaygı, yeme bozuklukları, sınır-durum kişilik bozukluğu gibi psikolojik bozuklukların tedavisini sağlamak amacıyla kuramsal eğitim ve süpervizyon almaktadırlar. Bu doğrultuda, normal ve normal dışı zihinsel, duygusal ve davranışsal süreçleri araştırabilir ve/veya danışanlara birey, aile ve grup düzeyinde psikoterapi hizmeti sunabilmektedir. Klinik psikologlar, sürekli mesleki gelişim eğitimleri ve süpervizyon ile mesleki faaliyetlerini desteklemektedir.